ateist / ateizm

"insanlar gerçek olmasını diledikleri şeylere inanırlar."

Al-i İmran Çelişkisi

Al-i imran 185: “Her canlı ölümü tadacaktır”

Allah’ın söylenen özelliklerinden biri doğmamış ve ölümsüz olduğudur. Al-i İmran’da ise her canlının ölümü tadacağı söylenmektedir. O halde Allah ya cansız olmalı, ya da ölümlü olmalı.

(Bu konudaki tartışmayı http://forum.ateizm.org/index.php?showtopic=518&st=0 adresinden takip edebilirsiniz.) 

Written by ateist

Temmuz 6, 2007 01:17

ateizm, din, eleştiri, Genel, inceleme, kuran, tanrı kategorisinde yayınlandı

14 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. madem hiç bir dine inanmıyorsunuz bari saygı gösterin. sure’nin açıklamasında Allah yazarken büyük harf kullanın. Allah (c.c.) tektir eşi ve benzeri yoktur.

    murat

    Temmuz 16, 2007 at 22:21

  2. Ben , “allah” kelimesini yazarken küçük harfle başlamanın saygısızlık olduğunu düşünmüyorum.

    ateist

    Temmuz 17, 2007 at 00:46

  3. Beyni kucuk olanlar kendileri disindaki varliklarin buyuk olmasindan medet umarlar. Neden insan olmaktan ve kendi insani duygularinizdan bu kadar korkuyorsunuz?

    haviskam

    Temmuz 22, 2007 at 17:31

  4. Bence Allah içimizdeki kudrete bakar düşünceye bakar. İmla hatarına bakmaz! Herkesin kendi düşüncesi sende saygı duy biraz.

    srcn

    Temmuz 23, 2007 at 19:06

  5. iyi de sizin ateist sitede ne işiniz var ben bunu anlamadım herkes bi ahkam kesiyo işte sizinde kafanızda bazı çelişkiler var yoksa tenezzül bile etmezsiniz

    furkan

    Ağustos 5, 2007 at 13:27

  6. (Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysa ki O, gözleri görür / bilir. O Latif’tir, lütfu çok olduğu halde kendisi görülemez; Habir’dir, herşeyden haberdardır.Enam 6/103)

    (Gökleri ve yeri ortaya çıkarandır, Fatır’dır O. Size benliklerinizden eşler yapmıştır; hayvanlardan da çiftler. Bu tarz içinde üretiyor sizi. O’nun benzeri gibi birşey yoktur. Gereğince işiten, gereğince görendir O.Şura 42/11)

    Bu ayetler ışığında konuyu biraz daha düşünelim……

    baki mahmut

    Ağustos 16, 2007 at 19:01

  7. yaw bunlarla tartışmayı bırakın arkadaşlar..belli bunlar dogru yola gelmezler…belki de gelmelerine izin verilmemektedir..bunu da biraz düşünelim.

    muhittin

    Eylül 9, 2007 at 17:53

  8. ayrıca….-her nefis ölümü tadacaktır..yani bizler -insanlar hayvanlar nebatların kastedildigi apaçık…..ölen nefistir..ölen RUH değildir..ruh asla ölmez..bedeni terkeder..başka bir boyuta geçer..biz ruh sayesinde yaşıyoruz..o bizim bedenimizi terkederse , bedenimiz soğuk bir cesede dönüşür.

    muhittin

    Eylül 9, 2007 at 17:57

  9. Akadasım senın beynın cakmıyo heralde bedenler ve diger yaratılan her varlıgın canlı olan hucrelerinden beynını calıstır hucreler akyuvarlar alyuvarlar hepsı oluyo dırılıyo olumu tadıyo her nefis denen bedenler olumu tadacaktı r diyo celişki nerde sen .dünyadaki bütün ateistler o zaman o atom cekirdeği patladi biz olduk diyonuz o zaman.Ben diyorumki Allah (cc) emretmiş ben oldurup diriltecegim. sizin ornek aldığınız gerizekalılar ölmeyi istemesin madem her seyi beyin gücüyle hallederim.VEDE ÖLMEYİN ATOM SOKUN GÖTÜNÜZE ölmezsiniz belki işe yararsa söyleyin biz de sokarız hahahahah

    caner can

    Eylül 18, 2008 at 14:42

  10. Her canlı ölümü tadacaktır..İşte tam bir paradoks ölüm geldiğinde canlı değildir ki ölümü nasıl tatsın tat fizyolojik olarak tadılmayacağına göre burada mutlaka ruhani bir varlığın tatması söz konusu ,ruh ölümü tattığında zaten canlı değildir.Hadi bakalım çıkalım işin içinden.

    vicdanlı

    Ocak 28, 2009 at 21:55

  11. “Her canlı boku tadacaktır”

    yunus

    Ocak 31, 2009 at 06:48

  12. sen kendinede inanmıyorsundur o zaman.ne kadar tuhaf daha sen yokken kainat yaratılmış.sen daha çocukken altını ıslatırken sıçarken ne biliyordun acaba çok tuhaf.birisi sen daha bebekken yemeğini suyunu verirkende onlara inanmıyormuydun.su içme yemek yeme ozaman onlarada inanma.sen aslında doğmadın onada inanma ölmeyeceksin onada inanma.sen nerden geldin ozaman kendinede inanma sen yoksun aslında.hiç birşeye inanmıyan ateistler şunu biliyorumki canınız yanmamış yandığında ALLAH diye feryat edersiniz.inkarınız kendinizi inkar etmektir.bu dünyada yok size ozaman hava su ateş yok.bakarmısın inanmadığın bir dünyada yaşıyorsunuz ateist.ateist sana son sözüm yeme içme sıçma yatma kalkma okuma okutma inanmıyorsun nasıl olsa.para nedirki sizin için ateist ozaman parayada inanma.arabaya binme eve girme ayakkabı giyme üstgiyme soğukta sıcakta denize girme deniz yok aslında inanma.işediğin sıçtığın yerleri kapa onlar yok aslında inanma.ateist daha ateistlik nedir onu bile bilmiyorsun.inanma bak kız kardeşin varsa onu diken olursa inanma anneni bacını karını dikerlerse inanma görsende çünkü yok böyle birşey inanma hayal.hoşuna gidermiydi böyle olsa.senide dikseler inanma dötünün deliği yok aslında.şimdi inandınmı bana.inanmıyorsan bu senin sorunun ortalığa düşme bakalım.hem sanane inanmadığın bir şeyin neden bu kadar peşine düştün bakalım ateist.inanmadığınızın içinde boğuluyorsunuz.ona buna bok atmakla olmaz varsa kanıtın çıkar ortaya.bak sana son sözüm hiç bir şeye inanmıyorsun ya öldür ozaman kendini.

    ATEİST

    Mart 8, 2009 at 10:00

  13. bu yazıyı açıkçası kimin yazdıgını bilemiyorum ama inananların sığ düşündüğünü savunan kendisininde sorgulayan ve bu sebeplede çoğunlugun cok ustunde bir algı yetenegine sahip olduguna inanan biri olması muhtemel.

    belirli bir akıl olgunluguna eriştigini düşünen insanlar genellikle kendi üzerinde bir varlik oldugunu inkar egilimine girerler. Bu insanoglunun narsist ve anaşist yapisinin kendine olan güveni arttıkça baskın hale gelmesinden kaynaklanır.
    insan ne kadar aciz bir yaratık oldugu kendine fark ettirilmedikçe bu yönünü unutarak dünyanın merkezine kendini koyar.

    insanoglu hala teknoloji ve bilim bakımından son derece geri, ömrünün kısalıgı bakımındanda gelip geçici ilkel bir yaratıktır.
    sahip oldugu bilimle herşeyi açıklayabilecegini düşünmek son derece komiktir. herşeyin bilimsel bir açıklaması olduguna bende sonuna kadar inanıyorum hatta Allahın varlıgının bile ama malesefki insanoglunun bilimi herşeyi açıklamaya yetmeyecektir. düşünülürse sahip olunan bilim ile aslında bir çok olgu biraz olsun aydınlanabilir Allah her defasında insanların gözlerinin kendisini göremeyeceğini belirtmiştir. aslında son derece mantıklıdır. insanoglu dogadaki herşeyi varoldugu halde yinede eksiksiz göremez görebildigi dalgaboyu spektrumu bellidir. Kuranda kendi zamanımızla çelişkili birçok zaman kavramı mevcuttur Gerçekten, senin Rabbinin Katinda bir gün, sizin saymakta olduklarinizdan bin yil gibidir.” Hac suresi 47. ayet. Allah için zaman kavramı yoktur. Herşey onun için bir andır. Bu şu şekilde açıklanabilinir. zamansızlık kavramı bilime yabancı degildir. Zaman izafidir ve dunya zamanı yalnız dunyada var olan bir kavramdır. Zaman ışık hızıyla ilişkilendirilir (300.000 km/sn) Işığın hızı ortamlara göre farklılık (katı, sıvı, gaz) gösterebilmektedir. Ama hiçbir zaman 300.000 km/ sn’nin üstüne geçmez. Uzayda ışığın hızı ortamdaki şartlara göre ( yerçekimi vs) değişir.Bizden milyonlarca yıl uzaklıkta olan bir gözlemci dünyayı bakıyorsa, dünyanın bugünkü halini göremez. Görebildiği insanlığın ilk ortaya çıktığı zamanki halidir. Işığın hızının uzayda farklı oluşu bizim o ortamla farklı zamanı yaşamamıza sebep olur. Karadeliklerdeyse hiç ışık bulunmaz. Karadelikler çevrelerindeki herşeyi olduğu gibi ışığı da yutarlar. Işık, karadeliğin çekim alanına girdiği zaman yavaşlar, yani zaman karadeliğin girişinde yavaşlamış olur. Tamamen karadeliğe girdiğindeyse artık ışık olmadığı için, zaman yokolur yani zaman durur

    Zamanın olmadığı bir yerde hiçbirşeyin başı ya da sonu olmaz. Herşey bir an dan ibarettir. Bu durumda yaşanmış olan, yaşanacak olan, hepsi aynı yerdedir. Son, başta, başsa sondadır. Zaman, Allah tarafından insanlara verilmiş, kişinin dünyadaki yaşamını kolaylaştıran bir formüldür. Eğer zaman kavramı olmasaydı, kişi yaşayacaklarının tümünü bilecek, dünyaya geliş amaçları onun için önemini yitirecekti.
    kimse buradakileri korukorune bi inanç için zorlamiyor tabiki inanırken sorgulamak önemlidir ama irdelerkende düşünmeden önyargılı olmak daha baştan yanlış bir yöne sapmaya neden oluyor.

    Beyyine Enfal 8: 42’de şu şekilde
    ifadelendirilmektedir: “… ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille
    yaşasın…”. Kur’an, düşünme aktını ön plana çıkararak ve delile dayalı olarak
    konuşma yöntemini geliştirerek, dogmatik kabullenme ve teslimiyeti
    reddetmektedir. Delile dayalı olarak hayat sürmek, Kur’anın en temel ilkelerindendir
    ve bir sure adı olacak kadar bir öneme sahiptir.

    Serkan

    Haziran 22, 2009 at 21:27

  14. maden inanmıyosun sana bir soru bu evren nasıl kendi kendine var olur musanın denizi yarıpta firavunun ölupte cesetinin curumemesi nasıl olr peygamberimizin ayak izi nasıl olurda tasta cıkar ve vardır inteden bak sen svgiyide gormiyon ama inanıyon ve KURANDAKİ butun hersey bilime ters dusmez ve insan yararınadır cevaplayın da gorelim

    Anonim

    Eylül 13, 2009 at 15:23


Yorumlar Kapalı

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 30 other followers