Turan Dursun’dan
Daha güzel bir dünyanın, daha özgürlüklü bir dünya olmadan gerçekleşemeyeceği açık. Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için de tabuların yıkılması gerekli. Her türlü tabu yıkılmalı. En başta da dinlerden , “inanç”lardan kaynağını alan tabular.
“Özgürlükleri bağlayan her türlü zincir kırılmalı, en başta da kafalardaki “iman zinciri”. İman zincirine bağlı düşünce sabittir, değişmezdir. Bu ise doğanın değişken yapısına terstir. Zincirli zihin gelişme gösteremez; değişmelere, gelişmelere ayak uyduramaz. Dünyamızdaki her türlü olumlu gelişme, dinin ve imanınki başta olmak üzere, tabuların zincirinden kurtulabildiği, yol bulabildiği ölçüde gerçekleşebilmiştir. İnsan aklı, bilim, teknoloji, insan hakları alanında ulaşılan noktalar, bu yoldaki adımların ürünleridir.
Akıl ve bilim aydınlık kesimdedir. Din ve iman ise karanlık kesimde. Aklın, bilimin ölçüleri bellidir. Gözlem vardır, deney vardır, nesnellik vardır…Yolu ışıklandıran da bunlardır. Öyleyse “din”in üzerine nasıl gidilmesi gerektiği ortada ve son derece açık: Karanlığın üzerine nasıl gidilirse, “din”in üzerine de öyle gidilmelidir. Karanlıkla savaşılırken ışık gereklidir. Dinin, imanın üzerine gidilirken de…”
Şeriat kurşunlarına mağruz kalmadan önce ; “Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım.” “Aydın ve cesur bir insan olarak ikincisini seçti o. “
CEHENNEMİN AYDINLIĞI SİZLERE SoNSUZA KADAR İSTEMEYECEĞİNİZ KADAR YETECEK MERAK ETMEYİN!TURAN DURSUN VE İLHAN ARSEL GİBİ BEYİNSİZLERİN AYDIN DİYE GÖSTERDİĞİ YOLDA CEHENNEM YOLUDUR.
ŞİRA
Ağustos 9, 2008 at 12:32
bu adamın siteinde aklı imanından üstün geldi diyordu.
Haydi buna akıllı diyenler devam etsinler bunun gibi yapsınlar.
kendilerine bir hic olacak sey icin ugrassınlar bakalım :=)
Simdi hangi mantık herseyi olan hayatını ileride sana bir yararı olmyacak seyde harcar.Ve üstüne üstlük bu bir hayat ve gayri müslimin herseyi o olmayınca bitiyor.
simdi ney kazandı ne bu dünyada lezzet ne öbür dünyada lezzet gördü.Ne akılmıs be
BerzaH
Eylül 9, 2008 at 12:45