Archive for Eylül 2008
Deniz Feneri ile ilgili Yılmaz Özdil’in köşeyazısı
Deniz Feneri az! Okyanus Feneri lazım bunlara…
Yüzyılın tokadı…
Deniz Feneri.
Bakıyorum yazılıp çizilenlere…
Hep aynı benzetmeler yapılıyor:
“Dindar insanlarımızı kandırarak…”
“Temiz duyguları kandırarak…”
“Hassas yürekleri kandırarak…”
“Vicdanlı insanlarımızı kandırarak…”
“Saf Anadolu insanını kandırarak…”
*
Yok öyle!
*
Kendinizi kandırmayın…
Saf maf değil, o para kaptıranlar.
*
Bu dünyada her türlü katakulliye rıza gösterip, öbür dünyayı makbuz karşılığı satın almaya kalkan… Kaç euroysa ödeyip, cennette tapu kapmaya çalışan Şark kurnazı onlar.
*
Üzülmeyin sakın.
*
Gariban şehit çocuklarının yırtık pırtık çoraplarla gezdiği bir ülkede, Mehmetçik Vakfı dururken, Tanzanya’daki yoksullara iftar vermeye çalışıyorsa “vicdan sahibi” Anadolu insanı…
Bırakın dolandırsınlar kardeşim!
*
Sevaptır.
YILMAZ ÖZDİL
Deniz Feneri – Dini kullanarak yardım toplayanlar
Bundan birkaç ay önce , Kanal 7′de , Deniz Feneri reklamı görünce babama , “Ooo iyi ya, keşke her müslüman böyle şeylere önem verse.” demiştim.Babam ise “Altından bir şey çıkar onun.” demişti ; öyle de oldu.
(…) yardım amacıyla bağışladığı 41 milyon euro’yu Deniz Feneri Derneği kampanyası ile toplayan ve bu paranın 18 milyonunu amaç dışı kullanmaktan yargılanan 3 sanık dün Frankfurt Bölge Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında suçlarını kabul etti.
Duruşmada tutuklu olarak yargılanan Deniz Feneri e.V.’nin sanık yöneticileri Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş, hakim ve savcılık arasında yapılacak olası bir anlaşma halinde, suçlarını kabul edeceklerini beyan ettiler.
Davanın ana sanığı kabul edilen Deniz Feneri Derneği e.V’nin ve Kanal 7 INT’in genel müdürü Mehmet Gürhan, suçlamaları kabul etti. Ancak, Gürhan’ın toplanan paraların Türkiye’ye nasıl ve kimlere gittiği yönündeki suçlamalara değinmediği dikkati çekti.
‘İşleyişten haberdardım’
Muhtaçlar için özellikle Kanal 7 aracılığıyla yardım toplayan bir kuruluş olarak tanınan Deniz Feneri Derneği’nin başkanlığını Gürhan’dan devralan Taşkan ise 2005′ten sonra Deniz Feneri e.V.’nin amaç dışı işleyişinden haberdar olduğunu itiraf ederek, kendisinin sadece bütün işlerin denetimini elinde tutan Gürhan’ın talimatlarını yerine getirdiğini belirtti. (…)
Kaynak : Milliyet
Pek Çok Kez Görüldüğü gibi , Ateist bir Kral, Dindar ve Çok Adi Bir Kraldan Üstündür
Teist (tanrıya,vahiye,peygamberlere inanan kişi) bize der ki, “Teori bakımından, ateist ve namuslu bir adam olabilir, ancak yazıları siyasi Allahsızlar ortaya çıkarır. Hükümdarlar ve nazırlar; artık Allah korkusuyla durdurulamayacağı için, tereddüt etmeksizin en çirkin suistimallere koyulurlar.” Taht sahibi bir ateistin (ne ölçüde varsayılırsa sayılsın) ahlak bozukluğu, ateist olmayan ve hatta çoğu kez çok dindar ve sofu olmakla birlikte cinayetlerinin ağırlığı altında cihanı inletmekten geri kalmayan birçok fatihin, zorbanın, zalimin, açgözlünün, kötü ahlaklı nedimlerin ahlak bozukluğundan daha şiddetli ve daha zararlı olabilir mi? Bir ateist hükümdar, dünyada, hepsi dini ile cinayeti birleştirmiş olan bir Philippe II, bir Louis XI, bir Richelieu kadar kötülük yapabilir mi? Ateist hükümdarlardan daha az görülen bir şey yoktur. Ancak çok kötü ve çok dindar zorbalar ve nazırlar kadar da bol bir şey yoktur. ( Kaynak : Jean Meslier – Tanrısızlığın İlmihali s. 112 )