Posts Tagged ‘tanrı’
Bilimin Bugün Cevap Veremediği Sorular, Tanrının Varlığının Kanıtı Olamaz.
Bir tanrıya inananların , tanrının varlığını kanıtlama yolundaki en büyük görüşlerinden biri ; bilimin cevap veremediği soruların olmasıdır.Bu soruların cevabı ise ; bilimin açıklayamaması sebebiyle “tanrının işi.” şeklinde bir cevaptır. Oysa , bilimin bugün cevap veremediği soruların olması , bu soruların hiçbir zaman cevap bulamayacağı anlamına gelmez. Bilimin cevap veremediği soruları bir tanrısal güç ile bağdaştırmak ; yarını düşünmeyip sadece bugüne göre düşünmekten başka bir davranış olamaz.Örneğin bilim , depremin sebebini açıklamadan önce depremin tanrının işi olduğunu düşünen insanlar , bugün yaşasalar belki de depremin tanrının işi olmayıp “yerküre içerisindeki kırık(fay) düzlemleri üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yer değiştirme hareketinden kaynaklanan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsması olayı” olduğunu düşünebilirdi.Benzer şekilde bugün , cevabı kesin olarak bilinemeyen soruların olması ; bu soruların , sonsuza kadar cevapsız kalacağı anlamına gelmez.Dolayısıyla , bilimin -henüz- doğruluğunu kanıtlayamadığı bir takım soruların olması ; bizi , bir tanrının olduğu bilgisine ulaştırmaya yetmez.
“Peki ya yanılıyorsan?” Sorusu.
Ateistler sıklıkla “Ben yanılıyorsam bir şey kaybetmem.Ama sen tanrının olmadığı konusunda yanılıyorsan kaybedersin.” sorusuyla karşılaşırlar.Böyle bir soruyla bir konuşmasında karşılaşan Richard Dawkins , aşağıdaki cevabı veriyor :
-Sade bir cevap almak istersek ; peki ya yanılıyorsanız ?
-Ya yanılıyorsam.Yani hepimiz yanılıyor olabiliriz.Spagetti Canavarı hakkında , tek boynuzlu pembe at veya uçan çaydanlık hakkında da yanılıyor olabiliriz.Siz örneğin Hıristiyanlık inancına sahip bir çevrede yetiştirildiniz.Diğer inançlara inanmamak nasıl bir şey bilirsiniz.Çünkü siz bir müslüman değilsiniz , siz bir hindu değilsiniz.Neden bir hindu değilsiniz ? Çünkü siz Amerika’da doğup büyüdünüz.Hindistan’da değil.Hindistan’da doğmuş yetişmiş olsaydınız hindu olacaktınız.Danimarka’da Vikingler zamanında yetişmiş olsaydınız Thor’a inanacaktınız.Klasik Yunan zamanında olsaydınız Zeus’a inanacaktınız.Orta Amerika antik dönemde olsaydınız dağdaki ulu CuvCuv’a inanacaktınız.Yani hıristiyanlığın tanrısını seçmek için özel bir sebep yok.Sadece şans eseri çevrenizdeki diğerleri gibi siz de Amerika’da doğdunuz yetiştiniz.Ve şimdi bana soruyorsunuz : “Ya ben yanlış isem?”. Peki ya denizin dibindeki ulu CuvCuv hakkında ya siz yanılıyorsanız?
Çok Düşük Olasılıkların Gerçekleşmesi Tanrının Varlığına Kanıt Olamaz.
Bir yaratıcının varlığını kanıtlamak için yaygın görüşlerden birisi , gerçekleşmesinin olasılığı çok düşük olan olayların gerçekleşmiş olduğu ve bunun da ancak bir yaratıcı ile mümkün olduğu görüşüdür.Oysa , gerçekleşme olasılığı çok düşük olayların varlığı , bir yaratıcının varlığına kanıt olamaz.Bir çiçeğin , o görünümü alması bir bölü iki üzeri x iddiasına başvurulur örneğin.Yani olasılığı 1/1.000.000 gibi bir olay gerçekleşmiş , bu da tanrının varlığına kanıttır , denir.1.000.000.000 tane kağıt parçasını 1′den 1.000.000.000′a kadar numaralandırıp 1.000.000.000 kişiye dağıttığımızda , 1 ile 1.000.000.000 arasında rastgele bir sayı seçtiğimizde bu sayının herhangi bir a kişisinde olma olasılığı 1/1.000.000.000′dır. Ama rastgele seçilen bu numaranın , numarayı dağıttığımız kişilerin 1 tanesinde çıkma olasılığı %100′dür.Örneğin rastgele seçtiğimiz sayı 5.500 olsun , elinde 5.500 rakamı olan kişi için , gerçekleşme ihtimali 1/1.000.000.000 olan bir olay gerçekleşmiş olur.Yani , gerçekleşmesi çok düşük olasılıkla ifade edilen olayların gerçekleşmesini bir yaratıcının varlığına kanıt olarak kullanmak doğru değildir.Çiçek örneğinde de aynı mantıkla , çiçeğin o görünümü alması olayı iddia edildiği gibi 1/1.000.000 olabilir , ancak çiçek hangi görünümü alsaydı , “bu görünümü alma ihtimali 1/1.000.000″ diyecektik.Ama çiçeğin bir görünümü alma olasılığı %100 , yani kesindir.Bunu , tanrının varlığına bir kanıt olarak kullanamayız.
“insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”
Zâriyât Sûresi 56 - Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Özgür bireyler mi , yoksa “kul” kişiler mi olmalıyız ? Her şeye gücü yettiği söylenen allah , neden kendisine kulluk etmesi için yarattığı insanların bir çoğunun kendisine kulluk etmemesinin , farklı tanrılara kulluk etmesinin önüne geçememektedir ?
“En başta, ilâhiyatın ilâhî zorbalığına, Tanrı’nın hayaline başkaldırmak gerekir. Gökyüzünde bir efendimiz bulunduğu sürece yeryüzünde kölelikten kurtulamayız.” // M. Bakunin
Ayet Kaynağı : http://www.diyanet.gov.tr/kuran/ayet.asp?Kuran_id=51&I3.x=12&I3.y=9&Ayet_No=56